Başarı Akademi Ana Sayfa
Forum Anasayfası Forum Anasayfası --> ÖDÜLLÜ SORULAR --> KANTİN
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  SSS SSS  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Molla Kasım'ın Dükkânı

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Mesaj
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Molla Kasım Açılır Kutu Gör
Moderatör
Moderatör
Simge

Kayıt Tarihi: 29.Kasım.2008
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 47
  Alıntı Molla Kasım Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Molla Kasım'ın Dükkânı
    Gönderim Zamanı: 14.Mart.2009 Saat 22:28

Bizim de bir mekânımız olsun artık!

Burada, sizlerle paylaşmayı düşündüğüm bazı metinlere yer vereceğim. Kimi zaman bir şiir, kimi zaman bir beyit, kimi zaman bir söz... 
 
Bir şiirle açıyorum dükkânı.
 

MATARAMDA TUZLU SU

 

West Indies, Kızıl Elma, İtaki, Maçin!
Uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
Beyazların yöresinde nasibim kalmadı
yerlilerin topraklarına karşı suç işledim
zorbaların arasında tehlikeli bir nifak
uyrukların içinde uygunsuz biriyim

vahşetim
beni baygın meyvaların lezzetinden kopardı
kendime dünyada bir
acı kök tadı seçtim
yakın yerde soluklanacak gölge bana yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.

Uzak nedir?
Kendinin bile ücrasında yaşayan benim için
gidecek yer ne kadar uzak olabilir?
Başım açık, saçlarımı ikiye
ortadan ayırdım
kimin ülkesinden geçsem
şakaklarımda dövmeler beni ele verecek
cesur ve onurlu diyecekler
halbuki suskun ve kederliyim
korsanlardan kaptığım gürlek nara
işime yaramıyor
rençberlerin o rahat
ve oturmuş lehçesinden tiksinirim
boynumda
bana yargı yükleyenlerin
utançlarından yapılma mücevherler
sırtımda sağır kantarı gizli bilgilerin
mataramdaki suya tuz ekledim, azığım yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.

Bir hayatı, ısmarlama bir hayatı bırakıyorum
görenler üstünde iyi duruyor derdi her bakışta
askerken kantinden satın aldığım cep aynası
bazı geceler çıkarken
uçarı bir gülümseyişle takındığım muşta
gibi lükslerim de burada kalacak
siparişi yargıcılar tarafından verilmiş
bu hayattan ne koku, ne yankı, ne de boya
taşımamı yasaklayan belgeyi imzaladım
burada bitti artık işim, ocağım yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.

 
İsmet Özel
Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir
---------------
Derviş Yunus, bu sözü eğri büğrü söyleme
Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir

Yunus Emre
Yukarı Dön
mustafasahin Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici
Simge

Kayıt Tarihi: 06.Eylül.2008
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 316
  Alıntı mustafasahin Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 14.Mart.2009 Saat 23:44
hocam hayırlı olsun.....
basariakademi@hotmail.com
Yukarı Dön
asi Açılır Kutu Gör
Moderatör
Moderatör
Simge

Kayıt Tarihi: 13.Mart.2009
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 6
  Alıntı asi Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 15.Mart.2009 Saat 13:39
hocam hayırlı olsun....
Yukarı Dön
Molla Kasım Açılır Kutu Gör
Moderatör
Moderatör
Simge

Kayıt Tarihi: 29.Kasım.2008
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 47
  Alıntı Molla Kasım Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 17.Mart.2009 Saat 20:45

Mustafasahin ve asi,

İkinize de teşekkür ediyorum.

 

Evet… Şiirle devam… Sevgili Süleyman Can Portakal’ın bir şiirini sunuyorum sizlere.

 

Siz Gidin Barbarlarım Bana Bez Bebek de Yeter

 
Bir üçgenden içeri girmek istiyorum
tut beni Tanrım, o üçgenden içeri bırak
biri ne kadar küçük, ne kadar pembe
ben neyi çiğniyorum bir yanlarım açık
biri ne kadar filozof
hem açık hem çarşaf üstünde
neyi diliyorum şişman kızlardan
şişman kızlardan dilenmenin zamanı mı şimdi
ben üçüncü barbarın kestiği saçlarımı istiyorum
ama birden toprağa çekilen bir babaannenin
elleri elimde şimdi

arapça bilen akrabalar var, ne aç
kaç zaman geçti atılan pabuçlarım var
söyleyin ikinci barbar, bu pabuçlar daha mı dar
siz şimdi uyumak, yarına güzel olmak zorunda mısınız
siz yürüyerek üçgenlerin içine girmiyor
yürüyerek tarihin içine girmiyorsunuz
siz küçük burnunuzu kime saklıyorsunuz
annenizin en noktalısı annenize ne oldu
çamurdan kızların ellerini tuttum
benim babaanneme ne oldu

gördüm ki kasabanın kralları bile çamurdan
birinci barbarın tırnağı da inadına uzuyor
- dedim artık bez bebek de olur
bez bebek de yeter bana, parmağımı bez bebek de emer
belki büyür bilya oynar
sokaklarda sol memesi açık ezerdi kadınlar
evet evet, bez bebek de olurdu
hem elleri barbar ellerinden daha güzel
daha ince daha uzun daha lirik
bir elinden ben tutardım
bir elinden babaannem

 

S. Can Portakal

 

 

Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir
---------------
Derviş Yunus, bu sözü eğri büğrü söyleme
Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir

Yunus Emre
Yukarı Dön
Molla Kasım Açılır Kutu Gör
Moderatör
Moderatör
Simge

Kayıt Tarihi: 29.Kasım.2008
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 47
  Alıntı Molla Kasım Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 20.Mart.2009 Saat 22:17
Geçen yıl kaybettiğimiz A. Erdem Bayazıt'ın anısına...
 

BİRAZDAN GÜN DOĞACAK

Nuri Pakdil'e
Beton duvarlar arasında bir çiçek açtı
Siz kahramanısınız çelik dişliler arasında direnen insanlığın
Saçlarınız ızdırap denizinde bir tutam başak
Elleriniz kök salmış ağacıdır zamana
O inanmışlar çağının.

Zaman akar yer direnir gökyüzü kanat gerer
Siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde
Karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz
Soluğunuz umutsuz ceylanların gözyaşına sünger.

Gün doğar rüzgâr eser bulut dolanır
Rahmet şarkısı söyler yağmurlar
Alnınız en soylu isyandır demir külçelere
Gürültü susar ses donar sevgi tohumu patlar
Sessiz bir bombadır konuşur derinlerde.

Ey bizim sabır yüklü toprağımızın kutsal ağacı
Sen bize hayatsın umutsun mezarlar kadar derin
Bizi tutan bir şey varsa dirilten o sensin
Üzerinde uyuduğumuz yavru kuşların tüy renkli sıcaklığı.
Ey damarlarımızda donan buz yüzlü heykeller beldesinden
Yıkıntılar sonrası sığındığım şefkat anası
Ey dağları yerinden oynatan ses ey mermeri toz eden rüzgar
Ey âlemi donatan ışık toprağa can veren el.

Gün olur toprak uyanır uyanır böcekler
Sarı bozkır titrer çıplak dağlar yeşerir gök yıkanır kirli dumanlardan
Su coşar deniz kabarır canlanır ölü şehirler
Yemyeşil bir rüzgâr eser yıldızlar arasından.


Şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü
Çatlayacak yalanın çelik kabuğu
Sizin bahçenizde büyüyecek imanın güneş yüzlü çocuğu.

 

Erdem Bayazıt

Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir
---------------
Derviş Yunus, bu sözü eğri büğrü söyleme
Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir

Yunus Emre
Yukarı Dön
Molla Kasım Açılır Kutu Gör
Moderatör
Moderatör
Simge

Kayıt Tarihi: 29.Kasım.2008
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 47
  Alıntı Molla Kasım Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 06.Nisan.2009 Saat 23:24
Şizofren saatler anısına...
 
 

Balkon Çıkmazında Efendilik Tarihi

bir örnek giysili efendileri beklemekten yorgun
fincan gibi turtularının gülümsemesi yani afrikalı

artık kimseler gelmiyor; cezayir yabancı dil kursu
parmaklarını taklatınca kuşları havalanmıyor bella’nın

gece uçuşuna çıkamıyor azizler gece kuşları suskun
sigarasını tüttürüyor mısırlı üstüne ortadoğu’nun

efendi efendi hani kul köle korkutan seni
ki bir balkon çıkmazında güneşi seyrediyor
özgür atılımlarıyla sersefil gece ve zenne
hintyağı akışında boyuneğişini ölümlerin

kızların sevgiliye ortak dudaklarında duman
enişteler toplamı temerküz kampı gözlerinde
bir kraliçe özür dilemeye dili dönmüyor
bütün tarih kulağında küpe

bir hatırlatma tek kulağı küpeli şirpençe
kölemenlerin üstüne ara sıra birkaç beyit

II
/anlamıyoruz sizi; sizin futbol sahası danslarınız
karşılamaya yetmiyor bir genç kızı

ve o genç kızın kulakmemelerinden
akan saf süt tazeliğinde pıhtılaşmış köpelerini

ana karnında cennetini yaşamış bir delinin
göğsüne bir zafer madalyası gibi iliştirilmesine yetmiyor/

yollar bomboş sürekli uykular mutluluğu
efendi utancından pembeleşmiş kekre gülüşlerde

aslı bilinmeyen fransızca şarkıları dinlemekten yorgun
kekeme gülümsemelerin mahmur yüzü ortadoğu
kesik öksürüklerini saçlarımıza düzensiz
zircirleme darbeleriyle savuruyor

atların terkisine uzanan eyerlerin saltanatında
efendi balkon çıkmazında canalıcı tavrıyla
arapkırması gözlerini kırpıyor ilgilerinin

III
yağmursuz çöllerin oruca niyetli kum taneleri
efendinin kulağına kaçıyor
sonu gelmiş haberi olmayan uykularda
bu sevgiyi orucuna bozmaya mahkûm bir derviş gibi

bitiriyorum
işte boynumuz vurun efendiler, yaşıyoruz
ölü toprağı dökülüyor üstümüzden
bir kumarbaz şansı ile çay içmeye geliyoruz.

Hüseyin Atlansoy

Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir
---------------
Derviş Yunus, bu sözü eğri büğrü söyleme
Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir

Yunus Emre
Yukarı Dön
Molla Kasım Açılır Kutu Gör
Moderatör
Moderatör
Simge

Kayıt Tarihi: 29.Kasım.2008
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 47
  Alıntı Molla Kasım Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 13.Mayıs.2009 Saat 22:03
 
Efendimsin cihânda i'tibârım varsa sendendir 

Miyân-ı âşıkânda iştihârım varsa sendendir

Benim feyz-i hayâtım hâsıl-ı rûh-ı revânımsın 

Eğer sermâye-i ömrümde kârım varsa sendendir

Veren bu sûret-i mevhûme revnak reng-i hüsnündür 

Gülistân-ı hayâlim nevbâharım varsa sendendir

Felekden zerre mikdâr olmadım devrinde rencide 

Ger ey mihr-i münîr âh u zârım varsa sendendir

Senin pervâne-i hicrânınam sen şem'-i vuslatsın 

Be-her şeb hâhiş-i bûs u kenârım varsa sendendir

Şehîd-i aşkın oldum lâle-zâr-ı dâğdır sinem 

Çerâğ-ı türbetim şem'-i mezarım varsa sendendir

…………………………………………………………………………………
Şafak-tâb eyledin peymânemi hûnâb ile sâkî 

Sabâh-ı sohbet-i meyde humarım varsa sendendir

Sanadır ilticâsı Gâlibin yâ Hazret-i Mevlâ

Başımda bir külâh-ı iftihârım varsa sendendir

 

Şeyh Galip
Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir
---------------
Derviş Yunus, bu sözü eğri büğrü söyleme
Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir

Yunus Emre
Yukarı Dön
Molla Kasım Açılır Kutu Gör
Moderatör
Moderatör
Simge

Kayıt Tarihi: 29.Kasım.2008
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 47
  Alıntı Molla Kasım Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25.Mayıs.2009 Saat 23:14
Bugün Sultanuşşuara Necip Fazıl Kısakürek'in vefat yılı seneidevriyesi. Onu rahmetle anarken bir şiirini aktarıyorum.

Anneciğim


Ak saçlı başını alıp eline,
Kara hülyalara dal anneciğim.
O titrek kalbini bahtın yeline,
Bir ince tüy gibi sal anneciğim.

Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
Gecenin ardında yine gece var;
Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
Yaşlı gözlerinle kal anneciğim

Gözlerinde aksi bir derin hiçin
Kanadın yayılmış, çırpınmak için;
Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
Beni de beraber al aanneciğim!
Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir
---------------
Derviş Yunus, bu sözü eğri büğrü söyleme
Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir

Yunus Emre
Yukarı Dön
Molla Kasım Açılır Kutu Gör
Moderatör
Moderatör
Simge

Kayıt Tarihi: 29.Kasım.2008
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 47
  Alıntı Molla Kasım Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 03.Haziran.2009 Saat 19:08
Bugün Nazım Hikmet Ran'ın ölüm yıldönümü. Bir şiiriyle analım onu.
 
Salkımsöğüt
 
Akıyordu su
gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.
Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını!
Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere
koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere!
Birden
bire kuş gibi
                 vurulmuş gibi
                                kanadından
yaralı bir atlı yuvarlandı atından!
Bağırmadı,
gidenleri geri çağırmadı,
baktı yalnız dolu gözlerle
                  uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına!

Ah ne yazık!
             Ne yazık ki ona
dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak,
beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak!
 

Nal sesleri sönüyor perde perde,
atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde!
 

Atlılar atlılar kızıl atlılar,
atları rüzgâr kanatlılar!

Atları rüzgâr kanat...

Atları rüzgâr...

Atları...
At...

Rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat!

Akar suyun sesi dindi.
Gölgeler gölgelendi
                     renkler silindi.
Siyah örtüler indi
                    mavi gözlerine,
sarktı salkımsöğütler
                        sarı saçlarının
                                          üzerine!

Ağlama salkımsöğüt,
                            ağlama,
Kara suyun aynasında el bağlama!
                                                 el bağlama!
                                                            ağlama!

                                                                                    


Nazım Hikmet Ran



Düzenleyen Molla Kasım - 03.Haziran.2009 Saat 19:10
Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir
---------------
Derviş Yunus, bu sözü eğri büğrü söyleme
Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir

Yunus Emre
Yukarı Dön
mustafasahin Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici
Simge

Kayıt Tarihi: 06.Eylül.2008
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 316
  Alıntı mustafasahin Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 27.Haziran.2009 Saat 11:13
hocam sizi taktir ediyorum . cok güzel bir şiir seçmişsiniz.
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Hızlı Cevap
İsim:

Mesaj:
   Açık Forum Kodları Mesaj Formatı
Benzersiz Güvenlik Kodunu Gir:
Code Image - Please contact webmaster if you have problems seeing this image code Yeni Kod Yükle
CAPTCHA Software by Web Wiz CAPTCHA version 4.0 wwf
Copyright ©2005-2008 Web Wiz
Lütfen resimde gördüğünüz kodun aynısını girin.
Tarayıcınızın Cookie (Çerez) desteğinin aktif olması gerekir.
 

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50 [Free Express Edition]
Copyright ©2001-2008 Web Wiz

Bu Sayfa 0,094 Saniyede Yüklendi.